• Nine Sols: Işığın ve İhanetin Gölgesinde 

    Nine Sols: Işığın ve İhanetin Gölgesinde 

    Türü 2D, aksiyon–platformer, taopunk, parry/deflect odaklı dövüşe sahip olan Red Candle Games tarafindan geliştirilen Çıkışı 2024’te PC; sonrasında konsollara çıkan savaş mekanikleriyle Sekirodan esinlenen ve metroidvania türünden olup harika bir keşif hissiyatina ve savaş mekaniklerine sahip olan bu kadar harika bir oyun olupda nasıl kimsenin bilmediği ve duymadığına anlam veremediğim NİNE SOLS ‘dan bahsedeceğiz.

    Neden “Nine Sols”?

    Siz hâlâ güneşin ilk ışıklarıyla uyanmayı beklerken, Nine Sols sizi gölgelerle örülü bir diyarın kıyısında buluveriyor. 

    Benim için Nine Sols, dini, bilimsel ve tarihî öğeleri birlikte taşıyan bir hikâyeyi mekaniklerle “hissettiren” bir oyun. El çizimi görsel dili ve “taopunk” atmosferi yalnız estetik bir tercih değil; güç, itaat ve düzen üzerine sorduğu politik soruları da ima ediyor. Tür olarak düz söylemek gerekirse: 2D aksiyon–platformer; kalbi deflect/parry ritminde atan bir dövüş sistemi var ve bu yönüyle Sekiro’yu açıkça hatırlatıyor. Ama Red Candle bu mekaniği kendi temposuna ve okumasına uyarlıyor. 

    Stüdyo ve Kıyas

    Nine Sols, Red Candle Games’in (Tayvan) ilk büyük aksiyon hamlesi. Stüdyonun önceki işleri Detention ve Devotion psikolojik korku ve anlatı ağırlıklıydı; Nine Sols’ta ise aynı “hikâye kurma” becerisi bu kez refleks ve zamanlama isteyen dövüşle kaynaştırılıyor. Sonuç: Anlatı ile mekanik birbirini taşıyor; Red Candle’ın “hikâye gücü” aksiyon türüne taşınmış gibi. 

    Mitoloji Omurgası: “Güneşler”, “Yi” ve İzlekler

    Oyunun mitolojik iskeleti Çin güneş mitine ve özellikle okçu Hou Yi anlatısına yaslanıyor: Bir vakitler gökyüzünde on güneş (Xihe’nin oğulları) birlikte doğup dünyayı kavurunca, Hou Yi dokuzunu vurup birini bırakır; düzen yeniden kurulur. Oyundaki kedi-benzeri savaşçı (kedi olmadiğini biliyorum ama gerçektende benziyor) Yi’ de bizim ana karakterimiz ve Hou Yi’nin bir benzeri adeta, bu yüzden Nine Sols mitin doğrudan bir çağrışımı adeta. 

    Benim kişisel okuma haritam, oyunun ana duygularını şu mit unsurlarıyla eşleştiriyor:

    Vefa / Bağlılık: Hou Yi’nin insanlığı korumak için güneşleri indirmesi — “düzeni” ve “yaşamı” gözeten fedakârlık anlatısı. (Varyantlarda Yi’nin görevi, felaketi durdurmak; etik yükümlülük vefa olarak okunabilir.) 

    İhanet: Hou Yi’nin eşi Chang’e ve ölümsüzlük iksiri etrafında anlatılan ihanet motifleri (çeşitli varyantlarda Chang’e ya da hırslı bir çırak/üçüncü kişi iksiri sahiplenir). Oyunun “ihanet” ve “güç” temalarını okurken bu ana damarı hissediyorsunuz. 

    Affedicilik: Bazı versiyonlarda Hou Yi’nin öfkesinin dineyip ay tanrıçası olan Chang’e’ye her dolunayda tatlılar bırakması anlatılır; bu, ayrılığın ardından gelen bir merhamet/bağışlama imasıdır. Oyunda, döngüsel ilerleyiş ve hatadan sonra “yeniden deneme” hissiyle beraber okunduğunda affediciliğin oyun dilindeki karşılığını hissettim. 

    Not: Nine Sols’un “taopunk” tasviri, Taoist kavram ve folklor dokularını siber/gelecekçi motiflerle birleştiriyor; bu yaklaşım, FT’nin eleştirisinde de altı çizilen benzersiz dünya kurulumunun temel parçası. 

    Sahneler ve Bosslar – Yolculuğun Çatışma Anları

    Asansörde AyrılışYi’nin yolculuğu sırasında yaşanan “asansörle ayrılma” sahnesi, yalnızca mekânsal bir kopuş değil, metaforik bir kırılma noktasıdır. Düzenin çözüldüğü, oyuncunun karanlığa yalnız indiği bu an, Hou Yi mitindeki güneşlerin düşüşünü hatırlatır: Dünyanın ısısını kaybettiği, kaosun kapıyı araladığı bir sahne. Benim için bu, “oyunun en yalnız sorusu” gibi hissettirdi.

    Lady Ethereal – Ruhun Aynasında Etkileyici bosslardan biri olan Lady Ethereal, mistik sahne atmosferiyle sadece reflekslerinizi değil, ruhsal dengenizi de sınar. Dövüş boyunca kendinin sahte ilizyonlari ile boğuşmak zorunda kalmamiz, kaybolup yeniden belirmesi, fedakârlık ile ihanetin aynı anda hissedildiği bir dansa benziyor. Onu yenmek, yalnızca bir mekanik başarı değil; içsel bir yüzleşme.

    Eigong (Son Boss) – Eigong Ve nihayet, yolculuğun zirvesinde Eigong. O, oyunun doruk noktası ve aynı zamanda kendi içimizdeki en sert gölgeyle yüzleşme anı. Normal bitişte iki fazlı, ama gerçek son için üç fazlı mücadele sizi bekler. Her deflect, bir ilerleme belirtisi gibi sizi coştururken; her darbe, ihanetin, vefanın ve affediciliğin farklı bir yüzünü açığa çıkarıyor. Eigong’la karşılaşmak, yalnızca bir Boss Savaşi değil, kendi mitinizi yeniden yazmak gibi hissettiriyor.

    Mekanik–Anlatı Uyumu

    Deflect Ritmi: Oyunda saldırmak kadar, doğru anda karşı koymak belirleyici. Başarı “ham güçten” çok denge ve zamanlamayı ödüllendiriyor — mitik denge temasına uygun düşüyor. 

    Keşif: Çizgisel koridorlar ile daha serbest alanların karışımı, “düzen–kaos” salınımını güçlendiriyor; görsel şiirle inşa edilen mekânlar tematik okumayı teşvik ediyor. 

    Neden Beni Etkiledi?

    Dini (mitolojik), bilimsel (düzen–kaos, denge, “chi” ve bedensel mekaniğin rasyoneli) ve tarihî (antik imgelem, imparatorluk ve otorite izlekleri) öğeler, parrynin çıtırtısıyla aynı ritimde ilerliyor. Hikâye “vefa, bağlılık, ihanet, affedicilik” gibi duyguları yalnız karakterlerle değil, oyunun benden istediği davranışlarla da hissettiriyor: Sabır, zamanlama, hatadan dönme, yeniden deneme… Bu yüzden Nine Sols bende bir aksiyon oyunu olmanın ötesine geçti. 

    SON SÖZ

    Nine Sols’u bitirdiğinizde, gökyüzünde bir güneşin kalması gibi, akılda tek ve berrak bir şey kalıyor: denge. Kılıcın sesiyle mitin fısıltısı aynı frekansta buluşuyor. Red Candle, korku anlatılarından getirdiği hikâye ustalığını, burada reflekslerime yazmış; ben de her başarılı deflectte, eski bir efsanenin okunu yeniden yayına koymuş gibi hissettim.

  • HOLLOW KNIGHT GUIDE

    HOLLOW KNIGHT GUIDE

    – BEGINNING

    We’ve talked about Hollow Knight before. Today, I’m bringing it up again because we’re starting a new series: GUIDES. The reason our first guide is about Hollow Knight can be broken down into three reasons:

    1. Hollow Knight is one of my favorite games.
    2. Hollow Knight is a METROIDVANIA game, which means the game doesn’t clearly tell you what your goal is.
    3. The game is very difficult. I have 103 hours in Hollow Knight, but I’m still only 66% through the game.

    So that’s why our first guide is Hollow Knight.

    HOW DO I PLAY IT? You can download the game from Steam, but installing it isn’t enough. That’s because it’s very hard to play Hollow Knight with a keyboard. The game itself recommends using a good controller. If you have everything you need, let’s get started.

    WHAT SHOULD I DO? If you’re starting the game for the first time, you’ll only see one difficulty level. But if you’ve finished the game once in any difficulty, you unlock a new mode called STEEL SOUL. In this mode, if you die, your entire save is deleted.

    Before starting, let me ask: have you ever played a METROIDVANIA game before? If your answer is yes, the game may be easier for you. If not, let me explain what METROIDVANIA games are.

    WHAT IS A METROIDVANIA? Metroidvania is a game genre that includes challenging gameplay, lots of enemies, different areas, and abilities. Two main features are HUGE MAPS and PROGRESSION MECHANICS. In Metroidvania games, you need certain abilities to move forward. Here’s an example: there’s a place you can’t reach at first, but later you get a double jump ability, and then you can reach it.

    I STARTED THE GAME The tutorial section teaches you the basic mechanics and lets you collect some HIDDEN items and geo bundles (geo is the game currency). You don’t have to collect everything right away—you can come back later. But before leaving KING’S PASS (the starting area), I recommend collecting a few things.

    This is where you begin the game. On the LEFT side of the starting area, you can pass through a wall. After that, you’ll find a small bundle of geo. These bundles can be broken open to get the geo inside. Above this little room, there’s a hole that leads to HOWLING CLIFFS—but you’ll need the MANTIS CLAWS ability to use that exit.

    TIP: Try to defeat all the enemies and break all the geo bundles in this area. After walking a bit, the floor under you will collapse. Don’t worry—it’s supposed to happen.

    At this point, there are two paths. The upper one takes you directly to the main goal. But the lower one lets you get your first CHARM (I’ll explain charms soon). To go through this path, you need to use a mechanic called POGO. POGO is done by jumping on an enemy or something that pushes you back when hit—look down while midair and attack. It bounces you up.

    After leaving KING’S PASS, you arrive in DIRTEMOUTH—the game’s first real area. Think of this place as a STOP where players rest and grow stronger. When you first arrive, there’s not much to do except meet ELDER BUG (an NPC) and find a save bench.

    Now let’s talk about CHARMS.

    WHAT IS A CHARM? Charms are items that give you special abilities. For example, HEAVY BLOW makes your attacks slower but more powerful, while QUICK SLASH is the opposite. Each CHARM has a NOTCH value. Here’s an example: let’s say you have 5 NOTCHES. You equip a 2-NOTCH charm, so you have 3 left. That means you can’t equip a 4-NOTCH charm unless you go into OVERCHARM (we’ll get to that next).

    WHAT IS OVERCHARM? Overcharm happens when you try to equip more charms than your current notch slots allow. If you succeed in forcing it, the charm will work, but with a big downside—your damage taken will double. So if an enemy deals 1 damage, it’ll now deal 2. That’s why I don’t recommend OVERCHARMING.

    CROSSROADS Now we’ve reached the area where the game fully lets go of your hand: the CROSSROADS. You can reach it by jumping down the well on the right side of DIRTEMOUTH.

    TIP: Go RIGHT first. You’ll meet a cartographer named CORNIFER at the bottom right. He appears in each game area and sells maps.

    NOTE: If you leave or complete an area without buying the map, Cornifer disappears and leaves it with ISELDA (his wife) in her shop in DIRTEMOUTH.

    After buying your first map, I recommend going back up to ISELDA’s shop. She sells two important items:

    1. QUILL – Cornifer only gives part of the map. The quill fills in missing parts once you sit at a BENCH.
    2. WAYWARD COMPASS CHARM – It shows your location on the map. It only takes 1 notch.

    Once you get these, make your own path through the game. Here’s a simple route I recommend:

    WHITE MARK – GRUB FATHER There are GRUB creatures trapped in jars. When you save them, they go home to GRUB FATHER (at the marked location). He gives you rewards for each saved grub.

    RED MARK – FALSE KNIGHT This is the first real boss. I suggest waiting before going here.

    BLUE MARK – GRUZZ MOTHER This is the first mini-boss and the easiest one. She has only 2 attacks: charging at you and slamming the ground.

    YELLOW MARK – SLY SLY is an NPC in a house. Wake him up to open his shop in DIRTEMOUTH. He sells very useful items, including the lantern, which is required to progress in certain areas.

    My suggestion: go to WHITE first, then BLUE, then YELLOW. Before going to RED, upgrade yourself by visiting SLY’s shop.

    WARNING: Try not to die. When you die, a creature called SHADE appears at the place you died. To recover your lost geo and fix your broken SOUL BAR (used for casting spells like FOCUS), you have to defeat your SHADE.

    Once you’re ready, head to the first boss: FALSE KNIGHT.

    FIRST BOSS: FALSE KNIGHT False Knight can be hard for beginners. Here are his attacks:

    1. NORMAL SWING If he jumps forward, he’ll slam his big hammer down. It sounds scary, but just go under him as he jumps. Then hit him with everything you’ve got.
    2. SHOCKWAVE If he jumps backward, get ready to jump over the shockwave he sends.
    3. ANGRY SMASHES Only happens after he falls down. He goes to the center and smashes left and right. Barrels fall from the sky. Just stay left or right and dodge the barrels.

    Eventually, the floor breaks. This is part of the fight. Land the final hit and you’ll defeat your first boss.

    FIRST SPELL ABILITY After beating False Knight, a door opens. Don’t forget the chest—it contains a lot of geo.

    Go down, and you’ll meet a shaman who gives you the VENGEFUL SPIRIT ability. But using it knocks you out. When you wake up, you’re trapped in the shaman’s basement.

    He says, “We’re friends now, so help me out!” and asks you to defeat the monster in the basement.

    After passing some enemies and jumping puzzles, you’ll reach the monster: ELDER BALDUR. This enemy stays still and protects itself with its arms. It’s invincible to normal attacks—you can only hurt it with VENGEFUL SPIRIT. It also spits acid and sends smaller BALDURS at you. Be careful—they can surprise you.

    After defeating ELDER BALDUR, you get the SOUL CATCHER charm. Even though this looks like your only encounter with this creature, you’ll see more ELDER BALDURS later. But don’t worry—they don’t respawn.

    That’s the end of this part of the guide. I’ll write more guides based on your requests.

    THE END

  • HOLLOW KNIGHT REHBERİ

    HOLLOW KNIGHT REHBERİ

    BAŞLANGIÇ

    Hollow Knight’tan daha önce bahsettik. Bugün Hollow Knight’tan yine bahsetme nedenim ise yeni bir seriye daha başlıyor olmamız: REHBERLER.
    İlk rehberimizin Hollow Knight olmasının sebebini üç nedene ayırabiliriz:

    1. Hollow Knight benim en sevdiğim oyunlardan biri.
    2. Hollow Knight bir Metroidvania oyunudur. Bu yüzden oyunda görevinizi size açık açık söylemiyor.
    3. Oyun çok zor. Hollow Knight’ta toplam 103 saatim var fakat hâlâ oyunun yüzde 66’sındayım.

    Bu sebeplerden dolayı ilk rehberimiz Hollow Knight.


    NASIL OYNARIM?

    Oyunu Steam üzerinden yükleyebilirsiniz fakat oyunu yüklemeniz yetmeyecektir. Bunun sebebi Hollow Knight’ın klavye üzerinden oynamasının çok zor olmasıdır. Oyun bile sizi iyi bir kontrolcü ile oynamanız gerektiği konusunda uyarıyor. Eğer buradaki bütün gereksinimlere sahipseniz başlayalım.


    NE YAPMALIYIM?

    Oyuna yeni başladıysanız oyun size sadece tek bir zorluk verir. Fakat oyunu en az bir kere herhangi bir zorlukta bitirdiyseniz, oyuna başlarken size Steel Soul adlı bir zorluk daha verir. Bu modda ölürseniz dünya silinir.

    Oyuna başlamadan önce size şunu sorsam iyi olur: Daha önce Metroidvania oynadınız mı?
    Cevabınız “evet” ise oyun sizin için çok daha basit olabilir. Fakat cevabınız “hayır” ise önce size Metroidvania oyunlarından bahsedeyim.


    METROIDVANIA NEDİR?

    Metroidvania, zorlu ve içinde birçok düşman, bölge ve özellik barındıran oyun türüdür. Bu türün en bilindik iki özelliği: devasa haritası ve ilerleme mantığıdır.
    Metroidvanialarda ilerlemek için bir özelliğe ihtiyacınız olur. Bu mantığı şöyle örnekleyebiliriz:
    Atlayamadığınız bir yer var, buraya ikili zıplama gibi bir özellik ile geçilebilir.


    OYUNA BAŞLADIM

    Oyunun öğretici kısmı size temel mekanikleri anlatmanın yanı sıra bazı gizli eşyaları ve para demetlerini de toplamanızı sağlar. Oyunun başında bunları alma zorunluluğunuz yok, bu bölgeye ilerleyen zamanlarda geri gelebilirsiniz.
    Fakat size King’s Pass (oyuna başladığınız yer)’ten çıkmadan önce almanızı önerdiğim bazı şeyler var.

    Burası sizin oyuna başladığınız yer. Oyuna başladığınız yerin sol tarafındaki duvardan geçebilirsiniz. Geçtikten sonra minik bir Geo (oyunun para birimi) demeti var. Geo demetleri kırılabilir; demetleri kırarken içinden geo çıkar.
    Bu minik odanın üstündeki delik sayesinde Howling Cliffs’e çıkabilirsiniz ama buradaki çıkış yolundan geçmek için Mantis Claws özelliği gerekli.
    Not: Bu bölgedeki bütün düşmanları ve geo demetlerini kırmayı deneyin.
    Bir süre sonra geçtiğiniz bir yolda altınızdaki zemin kırılıyor ama merak etmeyin, zaten olması gereken bu.


    Oyunun tam bu kısmında iki yol var.
    Yukarıdakinde direkt ana hedefe gidebilirsiniz.
    Alttaki yol sayesinde ise ilk Charm’ınızı alabilirsiniz (charm’ların ne olduğunu az sonra anlatacağım).
    Ama bu yoldan geçerken POGO dediğimiz bir mekaniği kullanmamız gerekiyor.
    POGO, altınızda düşman veya vurduğunuzda sizi geri itekleyen herhangi bir varlık ile yapılabilir.
    Bu mekanik şöyle yapılır:
    Bir varlığın üstündeyken ona aşağı bakarak vurmanız sonucu sizi havada yükseltir.

    King’s Pass’ten ayrıldıktan sonra oyunun ilk gerçek bölgesi olan Dirtmouth’a varıyoruz.
    Bu bölgeyi oyuncuların dinlenip kendilerini geliştirebileceği bir durak olarak tanımlamak mümkün.
    Bu bölgeye ilk geldiğinizde yapacak bir şey olmaz. Sadece Elder Bug NPC’si ve bir kaydetme noktası bulunur.

    Şimdi daha önce bahsettiğimiz Charm’lara geldik.


    CHARM NEDİR?

    Charm’lar size belli özellikler kazandıran eşyalardır.
    Örnek olarak:
    Heavy Blow, oyuncu daha yavaş saldırır ama hasarı artar;
    veya tam tersi olan Quick Slash gibi bazı yetenekler kazandıran tılsımlardır.

    Fakat her charm’ın bir Notch değeri vardır.
    Bu değer için şöyle bir örnek verelim:
    Benim 5 notch alanım var. Ben buraya 2 notch’luk bir şey taktım, 3 alanım kaldı.
    Bu yüzden buraya değeri 4 notch’luk bir şey takamam (takabilirim ama Overcharm olur).
    Onun yerine 3 ve altında değeri olan bir şey takmalıyım.

    Şimdi bir başka özelliğe geldik: Overcharm.
    Overcharm’ı şöyle örneklendirebiliriz:
    Diyelim oyuncunun 1 alanı kaldı ama oyuncu 3 alanlık bir şey takacak.
    Bunu yapabilir ama charm’ı biraz zorlaması gerek.
    O zaman charm’ı takmış olur ama Overcharm olur.
    Bu özelliğin büyük bir dezavantajı var:
    Oyuncunun aldığı hasar 2 katına çıkıyor.
    Yani 1 hasar vuran şey 2 oluyor, 2 hasar vuran şey 4 oluyor.
    Bu yüzden önerim: Overcharm yapmayın.


    CROSSROADS

    Oyunun sizi tamamen başıboş bıraktığı yere geldik: Crossroads.
    Buraya Dirtmouth’taki kuyudan aşağı atlayarak gelebilirsiniz (kuyu Dirtmouth’un sağında).
    Burada size önerim:
    İlk sağa gidin.
    Bunun sebebi, sağ taraftaki odanın en aşağısına inince Cornifer isimli haritacı ile tanışıyor olmamız.
    Kendisi oyunun her bölgesinde karşımıza çıkıp harita satıyor.

    Not: Cornifer siz haritayı almadan bölgeyi bitirir veya bölgeyi terk ederseniz gidiyor ama haritayı Iselda’ya bırakıyor.
    (Bu arada Iselda yukarıdaki dükkânlardan birinin sahibi ve Cornifer’in eşi.)

    Siz ilk haritayı aldığınızda Iselda dükkânı açıyor.
    Burada önerim:
    Direkt haritayı aldığınız gibi ilerlemek yerine yukarı dönün.
    Çünkü Iselda çok yararlı 2 adet eşya satıyor:

    1. Tüy: Cornifer haritayı verirken tamamını vermiyor. Sadece önemli yerlerin gösterildiği şekilde veriyor.
      Tüy ise haritada olmayan bir yere girdikten sonra bench’e (kaydetme noktası) oturduğunuzda oranın da haritada gözükmesini sağlar.
    2. Compass Charm: Aynı şekilde harita size şu an hangi odada, odanın neresinde olduğunuzu da göstermez.
      Bunun için Compass Charm’a ihtiyacınız var.
      İyi olan şey: Charm 1 alan kaplıyor.

    • Beyaz işaretli yer: Grub Father
      Oyunda Grub adı verilen cam kavanozların içinde hapis olan bir tür vardır.
      Bu yaratıklar kurtarılınca eve, yani işaretli yere döner.
      Burada ise Grub Father adlı bir grub vardır.
      Kurtardığınız her grub için sizi ödüllendirir.
      Kurtardığınız grub’ların ödülünü alın.
    • Kırmızı işaretli yer: False Knight
      Oyunun ilk boss’u. Hemen gitmenizi önermem.
    • Mavi işaretli yer: Gruzz Mother
      Oyunun ilk mini boss’u ve en basit boss’u.
      Sadece 2 adet saldırısı var:
      Size atılıyor.
      İkincisi: Kendini yerden yere vuruyor.
    • Sarı işaretli yer: Sly
      Sly adındaki bu NPC, buradaki bir evin içinde.
      Onu uyandırmak (kurtarmak), onun Dirtmouth’taki öbür evde dükkân açmasını sağlar.
      Sly, kendinizi geliştirmek için çok iyi eşyaların yanı sıra oyunda ilerlemek için bazı eşyalar da satar (örneğin fener).

    Benim önerim:
    İlk önce beyaz yere, sonra maviye, sonra sarıya gidin.
    Kırmızıdan önce Sly’ın dükkânına gidin ve kendinizi geliştirin.
    Yalnız bunların hepsi arasında ölmemeye dikkat edin.
    Çünkü ölünce öldüğünüz yerde Shade adında bir düşman oluşur.
    Bu düşmanı yenmek, size ölünce kaybettiğiniz parayı geri verir ve ölünce kırılan ruh barınızı düzeltir.

    Bu özellikleri aldıktan sonra oyunda ilerlemenizi öneririm.
    Bu noktada kendinize bir rota oluşturun.
    Sizin için yaptığım bir rotanın altta resmi var:

    Not: Ruh barı, canınızın yanındaki dairedir. Ruh barı büyü yapmanızı sağlar (örneğin Focus gibi).
    Bu arada Shade’siz yeni bir özellik öğrendiğinizde onu kullanabilirsiniz.
    En sonunda boss’un, yani ilk boss olan False Knight ile karşılaşmaya hazırsınız.


    İLK BOSS: FALSE KNIGHT

    False Knight, oyuna yeni başlayan bir kişi için zorlu olabilir.
    Bu yüzden saldırılarına bir bakalım:

    1. Normal Vuruş
      Eğer öne doğru atlarsa, elindeki dev balyozu kafanıza indirecektir.
      Bu saldırı kulağa korkunç gelebilir ama yapmanız gereken tek şey:
      Öne atlarken altından geçmek.
      Yere indiğinde ona var gücünüzle vurmak.
      Merak etmeyin, False Knight yanına geldiğinizde size özel bir saldırı yapmaz.
      İstediğiniz kadar vurun.
    2. Şok Dalgası
      Eğer geriye atlarsa size şok dalgası gönderecek demektir.
      Siz, geriye atladığını gördüğünüz gibi dalganın üstünden atlamaya hazırlanın.
    3. Öfkeli Vuruşlar
      False Knight bu saldırıyı sadece yere düştükten sonra yapar.
      Saldırıda kısaca arenanın ortasına geçer ve sağa sola sinirli şekilde vurur.
      Havadan variller düşer.
      Kaçması çok kolay; sadece sağa veya sola geçin ve varilleri dodgelayın.

    Bir süre sonra arenanın zemini kırılıyor ama bu olması gereken bir şey.
    Bunun üzerine son darbe ile ilk boss yenilmiş oluyor.


    İLK YETENEK

    False Knight’ı yendikten sonra ileride bir kapı açılır.
    Bu arada üstteki sandığı almayı unutmayın, çok yüklü miktarda para veriyor.
    Sandığı aldıktan sonra alttan devam edin.
    İleride ilk yeteneğimiz olan Vengeful Spirit’i bir şamandan alıyoruz.

    Bu yüklü enerji bizi bayıltıyor.
    Uyandığımızda kendimizi şamanın deposunda buluyoruz.
    Şaman ise bize Vengeful Spirit yeteneğini verdiği için arkadaş olduğumuzu (?)
    ve “Arkadaşlar birbirine yardım eder, bu yüzden depomdaki canavarı benim için yener misin?” diyor.
    Kısaca bizden arkadaşlık bahanesi ile deposundaki yaratığı öldürmemizi istiyor.
    Ve siz bu yaratığı öldürene kadar çıkmanıza izin vermiyor.

    Birkaç düşman ve parkuru geçtikten sonra sonunda bahsedilen yaratığa geliyoruz.

    Bu yaratığın adı: Elder Baldur.
    Bu yaratık yerinde sabit durur.
    Yakınına geldiğinizde kendini kolları ile korur.
    Bu haldeyken hiçbir şekilde hasar almaz.
    Bu yüzden sadece Vengeful Spirit ile hasar verebilirsiniz.

    Size 1 can götüren asitler atmasının yanı sıra arada size akranları olan ve önceden gördüğümüz Baldur kuzenlerinden atar.
    Bazen Baldur’lar hiç beklenmeyen bir anda size hasar verebilir.
    Onlara da dikkat etmek gerek.

    Elder Baldur’u yendikten sonra Soul Catcher charm’ını alıyoruz.
    Bu arada, bu ne kadar Elder Baldur ile ilk ve son karşılaşmamız gibi gözükse de Elder Baldur’lar haritanın bazı farklı yerlerinde de olurlar.
    Ama kaydedince yeniden doğmayan bir düşman olduğu için çok sorun olmuyor.


    Ben burada rehberimizin bu bölümünü bitiriyorum.
    Bundan sonra rehber yazılarını sizin isteğiniz ile yazacağım

    SON

  • STEELSPLITER: The Standout Game of 2024

    STEELSPLITER: The Standout Game of 2024

    WHAT IS STEELSPLITER?

    This game is so good that words can’t do it justice. For me, it’s the best game of 2024 (so far!). The concept is straightforward: there are robots, and these robots want to turn you into “shish kebab.” Of course, you’re not defenseless—you have knives that you can throw to destroy them. But it’s not that simple! Each robot has a weak spot, and to defeat them, you need to aim for these vulnerable areas.

    For example, there’s the Spear Robot. As the name suggests, it wields a spear and its sole purpose is to skewer you. Its weak spot is on its chest, but it only appears in specific situations:

    1. When you break its spear.
    2. During its attack animation for a brief moment.
    3. When you shoot it with the “Doomstick” gun.

    While the mechanics seem simple at first, the increasing difficulty and variety of enemies keep you on your toes. Now, why is this game so amazing?


    WHY IS IT SO GOOD?

    1. Perfect for Relaxing
      This game is a great way to unwind. Every time I play, it clears my mind and makes me feel refreshed.
    2. Endless Wave System
      The game uses a wave-based system. In each wave, new enemies appear with increasing numbers and difficulty. The goal is to survive as long as you can. Trying to beat your record is incredibly satisfying (my record: 54 waves).
    3. Enemy Death Sounds
      The sound effects when enemies die are oddly satisfying and therapeutic.
    4. Mastery Is Rewarding
      While the game is easy to pick up, mastering it takes time and effort. Once you become skilled, the sense of accomplishment is immense.
    5. No Storyline
      Don’t get me wrong—I love story-driven games. But sometimes, the absence of a narrative allows for a more relaxed and focused experience.

    UPGRADES

    After each wave, you get to choose one of three upgrades. These upgrades are one of the game’s best features, as they add variety and depth. For example:

    • Abilities like Phantom Knife and Volley become extremely powerful when combined.
    • Upgrades not only enhance your health and speed but also introduce new weapons and mechanics to keep things fresh.

    Additionally, there are totems that appear randomly on the map. These totems give you a boost in one aspect while taking away from another, adding a layer of strategy.


    PROS OF THE GAME

    1. Diverse Upgrades
      The sheer number of upgrades keeps every run unique and exciting.
    2. Enemy Design and Sound Effects
      Both the visuals and audio of the enemies are top-notch.
    3. Engaging Mechanics
      The gameplay never feels repetitive, even though it’s based on similar objectives.
    4. Accessibility
      The best part? The game is completely free!

    CONS OF THE GAME

    1. Limited Enemy Types
      There are only five different types of enemies, which could limit the game’s long-term appeal.
    2. No Language Options
      Currently, the game is only available in English. Adding more languages would help it reach a wider audience.

    FINAL THOUGHTS

    The fact that this game was developed by a single person is absolutely mind-blowing. You can also find the developer’s YouTube channel for more insights into the making of the game.

    Thank you for reading! By the way, a detailed guide for the game is coming soon. Until then, take care and good luck in the game!

  • STEELSPLITER: 2024’ün Parlayan Oyunu

    STEELSPLITER: 2024’ün Parlayan Oyunu

    STEELSPLITER NEDİR?

    Bu oyun tam anlamıyla 2024’ün en iyi oyunlarından biri (şimdilik!). Oynanışı basit gibi görünse de derinliği ve sunduğu eğlenceyle bağımlılık yapıcı. Oyunun temel mantığı şu: Robotlar var ve bu robotlar sizi “şişkebap” yapmaya çalışıyor. Elinizde ise onlara karşı kullanabileceğiniz bıçaklar bulunuyor. Bıçakları fırlatarak robotları etkisiz hale getiriyorsunuz. Ama bu iş düşündüğünüz kadar kolay değil! Her robotun bir zayıf noktası var ve onları yenmek için bu zayıf noktaları hedef almanız gerekiyor.

    Mesela, Mızraklı Robot. Adından da anlaşılacağı gibi elinde bir mızrak var ve amacı sizi mızrağıyla yere sermek. Bu robotun zayıf noktası göğsünde, ancak bu nokta sadece belli durumlarda ortaya çıkıyor:

    1. Mızrağını kırdığınızda.
    2. Saldırısı sırasında kısa bir süreliğine.
    3. “Doomstick” adlı tüfeği kullanarak.

    Mantık basit görünse de düşmanlar giderek daha zorlu hale geliyor ve oyun sizi sürekli tetikte tutuyor. Peki, bu oyun neden bu kadar iyi?


    NİYE ÇOK İYİ?

    1. Kafa Dağıtmalık Bir Oyun
      Oynamaya başladığınızda zihninizi boşaltıyorsunuz. Özellikle stresli bir günün ardından rahatlatıcı bir etkisi var.
    2. Bitmek Bilmez Dalga Sistemi
      Oyun, “dalga” sistemiyle çalışıyor. Her dalgada yeni düşmanlar ve artan zorluklar geliyor. Amaç, hayatta kalabildiğiniz kadar uzun süre hayatta kalmak. Rekor kırmaya çalışmak oldukça tatmin edici (benim rekorum: 54 dalga).
    3. Düşman Ölüm Sesleri
      Düşmanların yok olma efektleri inanılmaz tatmin edici ve rahatlatıcı.
    4. Ustalaşma Süreci
      Öğrenmesi kolay ama ustalaşması zor. Ustalık kazandığınızda hissettiğiniz tatmin inanılmaz.
    5. Hikayesizlik Avantajı
      Hikaye modu olmaması, oyunun temposunu yavaşlatmıyor. Hikayeli oyunları sevsem de, STEELSPLITER’ın hikayesizlik avantajını başarılı buluyorum.

    GELİŞTİRMELER

    Her dalganın sonunda 3 geliştirme seçeneği arasından birini seçiyorsunuz. Bu geliştirmeler, oyunu çeşitlendiren en büyük unsurlardan biri. Örneğin:

    • Phantom Knife ve Volley gibi özellikler biriktikçe çok güçlü hale geliyor.
    • Geliştirmeler sadece canınızı ve hızınızı artırmakla kalmıyor, yeni silahlar ve mekanikler de ekliyor.

    Ayrıca, haritalarda çıkan totemler de oyuna stratejik bir boyut katıyor. Bu totemler bir özelliğinizi artırırken, bir diğerinden fedakarlık yapmanızı gerektiriyor.


    OYUNUN İYİ YANLARI

    1. Zengin Geliştirme Seçenekleri
      Oyunda çok sayıda geliştirme var ve bu çeşitlilik, her oyunun farklı bir deneyim sunmasını sağlıyor.
    2. Düşman Tasarımları ve Sesler
      Düşmanların hem görsel hem de işitsel tasarımları oldukça kaliteli.
    3. Sıkmayan Mekanikler
      Oyun kendini tekrar ediyor gibi görünse de, aynı şeyleri yapıyormuş hissine kapılmıyorsunuz.
    4. Erişilebilirlik
      Oyunun ücretsiz olması büyük bir artı.

    OYUNUN KÖTÜ YANLARI

    1. Düşman Çeşidinin Azlığı
      Oyunda sadece 5 farklı düşman türü bulunuyor. Daha fazla çeşit, oyunun uzun vadeli keyfini artırabilirdi.
    2. Dil Seçeneği Eksikliği
      Şu an sadece İngilizce dil desteği var. Daha fazla dil seçeneği eklenirse, oyun daha geniş kitlelere ulaşabilir.

    SON OLARAK…

    Bu oyunun tek kişi tarafından geliştirilmiş olması, başarısını daha da inanılmaz kılıyor. YouTube’da oyunun geliştiricisinin kanalını bulabilir, oyunun yapım süreciyle ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

    Okuduğunuz için teşekkürler! Bu arada, oyunun rehberi de yakında geliyor. Şimdilik hoşça kalın ve oyunda bol şans!

  • Flock: Adventures of the Flying Shepherd

    Flock: Adventures of the Flying Shepherd

    Flock is a delightful game filled with charming animals, perfect for anyone who loves exploring nature and observing new species, just like me!

    The Flying Adventure

    In the game, we fly on a large, colorful bird, where we can control the bird’s movements and focus on the stunning environment around us. There are lush landscapes, tall trees, and strange creatures roaming around. Our mission is to find these creatures, categorize them, and add them to our flock. The hardest part? Finding each one and approaching them as friends!

    Strange Creatures and Fun Features

    In Flock, we meet not only flying sheep but also floating sea creatures! Yes, you heard it right—these are no ordinary fish but peculiar fish-like beings that sometimes sing like birds or have feathers. There’s one kind called the “cosmet,” with a colorful nose, and another that leaves a smoky trail. Each creature has unique traits, making them fun to find and add to our flock.

    Three Special Fish (Spoiler Alert!)

    There are THREE special fish in the game, but only the first has a given name, while we get to name the other two.

    1. Emperor Cosmet: This legendary color-changing creature can be challenging to catch at the beginning.
    2. The Black Fish: Super cool, it resembles a black hole and can even turn invisible.
    3. The Noisy Fish: A tough opponent, it emits a loud noise that can scatter your flock.

    Our Flock Grows!

    When I find a creature and mimic its sound, it joins my flock. Flying with the sheep, fish, and other quirky creatures is a delight. For instance, after shearing the sheep, they hilariously turn into purple, sausage-like beings. Sometimes, I wonder, “Am I keeping these creatures captive or just flying with them?” Meanwhile, I learn new tunes to attract even more creatures, making my flock bigger.

    What I Think of Flock

    In my opinion, Flock is a fantastic game because it combines flying, exploring, and having fun. Its visuals are colorful, and the music is amazing. Although the tasks can get a bit repetitive, growing my flock, discovering new creatures, and roaming this peaceful world is still incredibly enjoyable. If you love nature and are open to quirky adventures, Flock is perfect for you!

  • Flock: Uçan çobanın keşifleri

    Flock: Uçan çobanın keşifleri

    Flock keşif dolu sevimli mi sevimli hayvanlarla dolu bir oyun. Eğer benim gibi doğayı keşfetmeyi, hayvanları gözlemlemeyi ve bir sürü yeni canlı türü hakkında bilgi edinmeyi seviyorsanız bu oyun tam size göre.

    Uçuş Macerası

    Oyunda büyük, rengârenk bir kuşun sırtında uçuyoruz. Oyun, kuşun hareketlerini kendimiz kontrol edebildiğimiz için etrafımızdaki güzellikleri izlemeye odaklanabiliyoruz. Kuşun etrafında yemyeşil bir doğa, yüksek ağaçlar ve etrafta dolaşan garip yaratıklar var. Görevimiz ise bu canlıları bulmak, özelliklerine göre sınıflandırmak ve onları sürümüze katmak. Ama işte en zor kısmı: Her canlıyı bulup ona arkadaşça yaklaşabilmek!

    Tuhaf Canlılar ve Eğlenceli Özellikleri

    Bu oyunda sadece uçan koyunlarla değil, aynı zamanda gökyüzünde yüzen balıklarla da tanışıyoruz! Evet, yanlış duymadınız; burada balıklar da uçabiliyor daha doğrusu balığımsı yaratıklar, ama bu balıklar bildiğiniz balıklardan çok farklı; Bazıları kuş gibi ötüyor, bazıları ise tüylerle kaplı. Örneğin, kozmet diye adlandırılan bir tür var, burunları rengârenk. Diğer bir tür ise duman bırakarak uçuyor. Bu tuhaf yaratıklar, oyunu hem eğlenceli hem de keşif dolu yapıyor. Farklı özellikleriyle her birini tanımak ve onlara sürümüzde yer vermek çok zevkli.

    Üc özel balık (spoiler!)

    Oyunda ÜÇ özel balik var bu balıkların sadece ilkine isim veremiyoruz, çünkü kendi ismi var, ancak diğer ikisine biz isim veriyoruz.

    1)İMPARATOR KOZMET

    Renkden renge giren efsanevi bir varlık oyunun başında bazen onu yakalamak zorlu olabilir.

    2)SİYAH OLAN BALıK

    Bence ÇOOOOOK havalı; kara deliğe benziyor GÖRÜNMEZ olabilir

    3)SESLİ OLAN BALİK

    ÇOOOK yüksek bir ses çıkararak sürünüzü dağıtan ÇOK ZORLU bir rakip.

    Sürümüz Gittikçe Büyüyor!

    Bir canlıyı bulup onu sesini taklit ederek kendime çekebildiğimde, o artık benim sürümde. Sürümdeki koyunlar, balıklar ve diğer acayip yaratıklarla uçmak çok keyifli. Mesela, koyunları kırptığımızda komik şekilde çıplak kalıyorlar; görünüşleri mor, yuvarlak sosislere dönüyor! Bazen oyun bana “Ben bu canlıları hapis mi ediyorum yoksa onlarla mı uçuyorum?” diye düşündürüyor. Bu sırada, sürümü daha da genişletmek için kuşuma yeni melodiler buluyor ve öğreniyoruz. Böylece daha fazla yaratığı çekebiliyorum.

    Flock Hakkında Ne Düşünüyorum?

    Bence Flock çok güzel bir oyun çünkü uçmayı, keşfetmeyi ve eğlenmeyi bir araya getiriyor. Görselliği çok renkli ve tatlı, müzikleri harika. Ama bazen tekrar eden görevlerden sıkılabiliyorum. Yine de sürümü büyütmek, yeni canlıları keşfetmek ve bu huzurlu dünyada dolaşmak çok eğlenceli. Eğer doğayı seviyor ve biraz da garip maceralara açıksanız Flock size göre!

  • OceanHorn: Efsanevi Hikâye

    OceanHorn: Efsanevi Hikâye

    14 Kasım 2013’te isimsiz bir çocuk kahraman, kayıp babasını bulma ve yaşayan kale Oceanhorn’u yenme arayışıyla yola çıktı. Oceanhorn: Monster of Uncharted Seas oyunu Fin stüdyosu Cornfox & Bros tarafından geliştirilen bir aksiyon-macera video oyunu olarak tasarlanmıştı.

    Aradan geçen 10 yılda elbette oyunun 2. ve gelişmiş versiyonu piyasaya sürüldü, ama biz çocuklar için ilk oyunun verdiği keyif devam ediyor.

    Bölüm Dizaynı (SPOILER OLABILIR) :

    bölümler temel olarak adalardan oluşu yo bölüm dizaynları genelde birbirine çok benzese de bölümler vermek istediği hissi çok iyi veriyor benim en sevdiğim ada (bölüm) GÖKYÜZÜ ADASI oldu bunun 3 sebebi var ada uçuyor ve uçmasının sebebi de hikayeyle alakalı bazı oyunlarda bir şey uçuyorsa uçuyor uçmuyorsa uçmuyor. Diğer bir sebep adadaki tesis, tabii bu da hikayeyle alakalı. Son sebep ise adanın kendi köyü olması bu kadar değil köyün girişinde ilk geldinizde “ARRR BURAYA NASIL İNDİN?!” gibi şeyler diyor, Gökyüzü Adası yere indiğinde ise “ARRR YERE INDIK” diyor; niye bilmiyorum, ama oynarken her gördüğümde gülüyorum. Daha birçok ada var, Hermit’in Adası, eski kale, Mezarlık Adası…

    BOSS’LAR (SPOILER OLABILIR):

    Boss’lar zorlu, ama tatmin edici örnek: (Kral Angler) Bir zamanlar adasını yöneten Kral Angler, adasına gelen pelerinli bir adam tarafından lanetlenir. Ben Kral Angler’i yenmek için 1 GÜN boyunca uğraştım. Mercan kılıcını alamasaydım hala deniyor olabilirdim, ama inanın buna değdi.

    Eksiler ve Artılar:

    Geldik son kısma; öncelikle Artılar ile başlayacağım. Mesela oyunun Türkçesi var, bu ülkemdeki oyuncular için önemli. Oyun oldukça geniş bir dünyaya sahip ve bulmacalar çok iyi. Mekanikler de gayet başarılı.

    Eksilere gelecek olursak; görüntü kalitesi düşük. Bazı minik oyun hataları var; Mercan kılıcının oradaki bulmacalardan birine sıkışabilme ihtimaliniz var mesela.

    Özetle, oynanrken eğlenebileceğiniz, güzel bir oyun. Oceanhorn 2 bu eksikleri çözmüş mü bilmiyorum, henüz oynamadım, ancak oynama fırsatım olunca bu yazıya bir güncelleme getirebilirim.

  • Stellamarius ile bir röportaj!

    Alim Ateş: Merhaba Stellamarius! Hoş geldiniz! Bu röportaj beni çok heyecanlandırdı, çünkü bu benim ilk denemem. Diğer yandan web’deki animasyonlarınızın büyük bir hayranıyım!

    Stella: Merhaba Âlim! Sizinle röportaj yapmaktan onur duyuyorum ve bence bu kadar genç yaşta bu kadar havalı bir blog yürütüyor olmanız harika!

    AA: Gizli kalma ihtiyacı hissetmiyorsanız sizi tanıyabilir miyim? Kaç yaşındasınız, nasıl birisiniz?

    Stellamarius

    S: Her şeyden önce, ben gizli kalmaya özen gösteren biriyim. Bu nedenle, size herhangi bir önemli kişisel ayrıntı söyleyemeyeceğim. Ancak yirmili yaşlarımın başında olduğumu ve tıp öğrencisi olduğumu söyleyebilirim. Animasyon tutkumun yanında böyle bir derece yapmak zor, ama başarıyorum! Nasıl biri olduğuma gelince, bunu özetlemek kolay değil, ama diğer insanları desteklemekten keyif alan ve herkesle iyi geçinmek için elinden gelenin en iyisini yapan biri olduğumu düşünmeyi seviyorum. Hobilerime gelince, Hollow Knight’ın yanı sıra Hades, Celeste ve Stardew Valley gibi diğer bağımsız oyunları oynamaktan keyif alıyorum. Güzel bir sanat tarzı ve ilginç mekaniği veya hikayesi olan her oyun beni heyecanlandırıyor.

    Sanırım en çok keşfetmenize veya karakterlerle bağlantı kurmanıza izin veren oyunları seviyorum! Ayrıca boş zamanlarımda anime izlemeyi ve manga/çizgi roman okumayı severim. Ayrıca YouTube’da diğer insanların animasyonlarını izleyerek çok zaman harcıyorum, orada pek çok yetenekli insanın yaptığı pek çok güzel çalışma var!

    AA: Animasyonlarla ne zaman ve nasıl çalışmaya başladınız?

    S: Animasyon yapmaya 2015 civarında, ergenlik öncesi veya gençliğimin başlarındayken başladım. O zamanlar YouTube’da gördüğüm diğer komik animasyonlardan gerçekten ilham almıştım ve birazını kendim yapmayı denemek istedim! O zamanlar sahip olduğum tek şey benden daha eski eski bir bilgisayar, bir fare, Microsoft Paint ve animasyon yapmak için Windows Movie Maker’dı. O zamandan beri canlandırma yöntemlerimi yavaş yavaş yükselttim. 2019 civarında eski telefonumda, beraberinde gelen Autodesk Sketchbook uygulamasını kullanarak parmağımla çizim yaparak ve katmanları zahmetli bir şekilde Windows Movie Maker’a aktararak animasyona geçtim. Neyse ki, artık kalemle çizebileceğim kendi tabletim var ve şu anda Flipaclip animasyon yazılımını kullanıyorum.

    AA: MAP nedir bilmeyenler için Map projelerinin işleyişini bir örnekle anlatabilir misiniz?

    S: “MAP”, “Çoklu Animatör Projesi” anlamına geliyor. Bunlar, her biri projeye kısa bir animasyonla katkıda bulunan bir grup animatörün ortak projeleridir. MAP’ler genellikle, her animatörün canlandırdığı parçalara bölünmüş müzik/ses olarak ayarlanır. MAP’ler genellikle bir moderatör tarafından “açılır ve saklanır”. Bu sunucu şarkıyı veya sesi seçer, parçalara ayırır ve ardından bir “HARİTA Çağrısı” verir. Bunun bir örneği Empires’ın MAP çağrısında görülebilir:

    Map Call çağrı örneği

    Oyuncuların rollere başvurması için bir oyuncu seçimi çağrısı gibi düşünebilirsiniz. Toplantı sahibi ayrıca, belirli bir renk paleti kullanıp kullanmayacağı, belirli bir medya parçası hakkında mı yoksa belirli bir süre içinde mi yapılacağı gibi MAP kurallarını oluşturur. Empires MAP kurallarını içeren google belgesi, MAP çağrısının açıklamasında bulunabilir.

    AA: Ortaya çıkan animasyonu müzikle nasıl eşleştiriyorsunuz?

    S: Aslında çoğu MAP için müzik önce gelir. MAP’ı barındıran kişi tarafından bir şarkı seçilir ve ardından parçalara bölünür. Çoğu MAP’ın bu bölümler için bir yönü yoktur ve rolü alan animatör, canlandırdıkları müzik bölümünde dilediğini canlandırmakta özgürdür. Ancak diğer MAP’lerde animatörlerin her bölüm için takip ettiği bir senaryo veya storyboard bulunur. Curses and Empires söz konusu olduğunda, MAP’ın tutarlı bir hikayesi olması için her bölüm için neyin canlandırılmasını istediğimi ayrıntılarıyla anlatan bir senaryo oluşturdum.

    S: Müzik için telif ücreti ödemeniz gerekiyor mu?

    S: Şu ana kadar MAP’lerimde kullandığım müziğin telif hakkı vardır ve bu nedenle YouTube’da para kazanılamaz. Her halükarda, MAP’lerimden asla para kazanacağımı düşünmüyorum. Bunun nedeni kişisel olarak başkalarının animasyonlarından ve çalışmalarından para kazanmak konusunda kendimi rahat hissetmiyorum. Projelerimiz, yaptığımız işten duyduğumuz tutku ve zevkten çıkıyor ve hiçbir kar elde etmiyoruz. Bence bu videolardaki MAP’lerimden elde edilen reklam gelirinden elde edilen para, müziği kendileri yapan müzisyenlere gidiyor. Özetle MAP’lerimden para kazanmıyorum ve bu nedenle telif ücreti ödemiyorum, ama YouTube reklam gelirini alıyor.

    AA: Hangi sosyal medya araçları çalışıyor (discord, instagram, youtube, twitch vb.)?

    S: Tam olarak ne sorduğunuzu anlayamadığım için bu sorunun anlamı çeviride kaybolmuş olabilir. Ancak, yeteneklerimin en iyisine cevap vermeye çalışacağım! Hangi sosyal medyada aktif olduğumu soruyorsanız, şu anda muhtemelen en aktifim YouTube ve Discord, Twitter ve Instagram hesaplarımda da yarı düzenli olarak sanat paylaşıyorum (bağlantıları “Hakkında” bölümünde bulabilirsiniz. Ben” YouTube kanalım). Gelecekte sadece eğlence için bir twitch kanalı başlatmak istiyorum, bunun için bazı planlar yapıyorum, ancak üniversitedeki iş yükümün artması nedeniyle şimdilik askıya almak zorunda kaldım.

    MAP’lerin hangi sosyal medyalarda yapıldığını kastediyorsanız da; deneyimlerime göre en çok YouTube’un paylaşıldığı ve barındırıldığı yer olduğunu düşünüyorum. Ancak, MAP oluşturulurken sunucu ve animatörler arasındaki iletişime yardımcı olması için diğer sosyal medyayı kullanabilirsiniz. Benim için, MAP’lerimi animatörlerle düzenlemek için Discord’u kullandım. Birbirimizin devam eden çalışmalarını görmek gerçekten eğlenceli bir deneyimdi ve elimizden gelenin en iyisini yapmamız için bize ilham verdi!

    AA: Teşekkürler Stella! Sizi tanımak büyük bir zevk, bence benim gibi küçük yaştaki animasyon meraklılarına çok iyi bir örneksiniz!

    Stellamarius’u takip etmek için: https://www.youtube.com/@Stellamarius

  • An Interview with Stellamarius!

    An Interview with Stellamarius!

    Alim Ateş: Hello Stellamarius! Welcome, I am thrilled through this interview, because it is my very first venture, and also I am a big fan of your works on web!

    Stella: Hello Âlim! I am honoured to be interviewed by you, and I think it’s amazing that you run such a cool blog at such a young age! 

    Stellamarius

    AA: Can I get to know you if you don’t feel the need to stay private? How old are you, what kind of person are you?  

    S: First of all, I am quite a private person. Therefore, I will not be able to tell you any major personal details. However, I will say that I am in my early twenties and am a medical student. It’s tough doing such a degree alongside my passion for animating but I manage it! As for what kind of person I am that’s difficult to summarise, but I like to think I am someone who enjoys supporting other people and does their best to get along with everyone. As for my hobbies, alongside Hollow Knight I also enjoy playing other indie games such as Hades, Celeste and Stardew Valley. I get excited about any game with a pretty art style and interesting mechanics or stories. I think I probably enjoy games that let you explore or make connections with characters the most! I also enjoy watching anime and reading manga/comics in my spare time. I also tend to spend a lot of time watching other people’s animations on YouTube, there is a lot of beautiful work by so many talented people out there! 

    Favourite video of Ateş

    AA: When and how did you start working with animations? 

    S: I started attempting to animate around 2015 when I was in my pre-teens or early teens. At the time I was really inspired by other funny animations I’d seen on YouTube and wanted to try doing some myself! At the time all I had was an ancient PC that was older than me, a mouse, Microsoft Paint and Windows Movie Maker to animate with. I’ve slowly upgraded my methods of animating since then. Around 2019 I moved on to animating by drawing with my finger on my old phone using the Autodesk Sketchbook app it came with and painstakingly exporting the layers to Windows Movie Maker. Thankfully, I now have my own tablet to draw on with a stylus and am currently using the animating software Flipaclip.  

    AA: For those who do not know what MAP is, can you explain the operation of Map projects with an example? 

    S: So “MAP” stands for “Multiple Animator Project”. These are collaborative projects by a group of animators that each contribute a short animation to the project. MAPs are usually set to music/audio which is split into parts that each animator animates. MAPs are usually “hosted” by someone. This host choses the song or audio, splits it into parts and then puts out a “MAP Call”. An example of which can be seen in Empires’ MAP call here: https://www.youtube.com/watch?v=nqv4xfdpOfg . You can think of it as being like a casting call for actors to apply for roles. The host also makes up the rules of the MAP like if it’s going to use a certain colour palette, be about a certain piece of media or is done in a set amount of time. The google document containing the rules of the Empires MAP can be found in the description of its MAP call.  

    AA: How do you match the resulting animation with the music? 

    S: Actually, for most MAPs the music comes first. A song is chosen by the person hosting the MAP and it is then split into parts. Most MAPs have no direction for these parts and the animator who gets the part is free to animate what they wish in the part of the music they animate. However other MAPs have a script or a storyboard that animators follow for each part. In the case of Curses and Empires I made up a script detailing what I would like to be animated for each part so that the MAP would have a coherent storyline.  

    Q: Do you have to pay royalties for music? 

    A: Well, the music I’ve used so far in my MAPs is copyrighted, and therefore cannot be monetised on YouTube. In any case I don’t think I’d ever monetise my MAPs. This is because personally, I do not feel comfortable making money off other people’s animations and work. Our projects are out of passion and a joy for what we do and we make no profit. I think whatever money is made off the ad revenue from my MAPs on these videos goes to the musicians who made the music themselves. In summary I do not make money from my MAPs and therefore I don’t pay royalties, but YouTube does by ad revenue.  

    AA: Which social media tools are functional (discord, instagram, youtube, twitch etc.)? 

    S: I think the meaning of this question may have gotten lost in translation as I don’t quite understand what exactly you are asking. However, I’ll try to answer to the best of my abilities! If you are asking about which social media I’m active on I’m probably most active on YouTube and Discord at the moment, I also post art semi-regularly to my Twitter and Instagram accounts (you can find the links in the “About Me” of my YouTube channel). I’d like to start a twitch channel in the future, just for fun, and I’ve been doing some planning on it, though that has had to be put on hold for now due to my university workload increasing.  

    If you mean which social medias MAPs are done on, I think YouTube is mostly where they are shared and hosted in my experience. However, you can use other social media to help with communication between the host and animators while the MAP is created. For me, I used Discord to organise my MAPs with the animators. It was a really fun experience seeing each other’s works in progress and it inspired us to do our best! 

    AA: Thank you Stella! It was a great pleasure to know you, in my opinion you’re a very good example for the younger ones like me!

    To follow Stellamarius: https://www.youtube.com/@Stellamarius